bu zamana kadar kendimi insanların istedikleri kalıba hiç sokmadım.. ilk başlarda insanların bunu kabullenmesi zor oldu. hatta bir kısmı bunu kabullenmedi, bir kısmı ise kabullenmemek için uzun seneler savaş verdi; beni değiştirmek için, bir kalıba sokmak için..
yaşadığınız hayat boyunca; size hep kendi söylediğinin doğru olduğunu savunan insanlar olucak.. onları dinleyin, ama söylediklerinin doğru olduğuna inanmayın. her zaman kendi doğrularınız olsun, dinlediğiniz şeylerin kendi içinizde mantıksal açıklamalarını düşünün.. bu düşündüğünüz şey size mantıklı ve doğru geliyorsa dinlediğiniz şey doğrudur.
yok hayır, mantıksız ve yanlış geliyor ise dinlediğiniz şey size göre yanlıştır.. bu şekilde kendi doğrularınızı oluşturun. oluşturduğunuz doğrular doğrultusunda kendinize prensipler edinin, herkes sizi bir yöne çekmeye çalışacak. her kolunuzdan çekip götürmek isteyenle beraber giderseniz; bi o tarafa bi bu tarafa savrulursunuz, bu da sizi yorar ve yıpratır. ancak doğrularınız ve prensipleriniz doğrultusunda hayatınıza yön verirseniz, sağlam adımlarla ilerlersiniz..
bu şekilde daha az üzülür, kendinizi daha az yıpratırsınız. bu hayatta bir yaşama hakkınız var ve o hakkınızı elinizden geldiğiniz kadar, güzel kullanmak zorundasınız.
Monday, November 9, 2020
yaşadığınız hayat boyunca;
Sunday, November 1, 2020
cinnet.
mahkemede sıra beklerken, sigara içmeye çıktım bahçeye.. gençten bi çocuk yanaştı yanıma, sarışın uzun boylu temiz yüzlü "abi fazla sigaran var mı?" dedi.. var kardeşim dedim; bi sigara verdim, 3-4 nefeste bitirdi sigarayı.
"abi yanlış anlamazsan, fazla varsa bir sigaranı daha rica edebilir miyim?" dedi. var kardeşim ayıp ediyorsun dedim, bi sigara daha verdim. sigarayı yaktı içerken "ne suç işledin kardeşim?" dedim. cinayet abi dedi 3 kişi öldürdüm biri de hastanede komada dedi. şok oldum.
ne yaptılar sana dedim.. başladı anlatmaya; abi biz arkadaşlarla meyhaneye gittik içiyorduk, eğleniyorduk. karşı masamıza 4 adam oturdu. abiler iri kıyım yapılı uzun boylu abiler, bir tanesi tip tip bana bakıyordu ben de ona bakıyordum, aradan yarım saat ya geçti ya geçmedi; bir tanesi geldi bizim masaya "ne bakıyon lan amına kodumun oğlu" dedi bana bi tokat attı.. mekan sahibi ortalığı sakinleştirdi falan derken..
ben 2-3 duble daha içtim kafam da iyice güzel olunca, yediremedim kendime gittim eve babadan kalma pompalıyı aldım girdim mekana masalarına gittim dördüne de patlattım abi. "gururumu kırdılar benim, yediremedim kendime. ben de vurdum." dedi. sonra da gittim karakola "bu adamları ben vurdum" dedim, teslim oldum. 12 sene yatarım var şuan, pişman mısın diye sorarsan evet pişmanım ama yapacak bir şey yok.
cinnet böyle bir şey abi demek ki, insanın gözü o an hiç bir şey görmüyor.. kesecekler cezamızı biz de yatacağız'' dedi.
mükemmel insanlar senfonisi.
kara kedileri sevip, sokak köpekleriyle de oynadığınız zaman düzelecek her şey.. kanadı kırık kuşlara üzüldüğünüz zaman, insanlığa ilk adımınızı atacaksınız. zengine, güçlüye ilgi gösterip.. fakiri, güçsüzü hor görmekten vazgeçtiğiniz zaman iyi insanlar olacaksınız. insana konumundan dolayı saygı duymaktan vazgeçip, insana insan olduğu için saygı duyduğunuz zaman; size insan gözüyle bakabileceğim. yaşadığınız hayat size öyle dersler verecek ki, hayatta yapmam dediğiniz her şeyi yapacak, ego yaptığınız her şeyden zorunlu vazgeçeceksiniz.
bazı şeylerin değerini kaybedince anlayacak, kaybettiğiniz şeyleri hayatınızda geri istediğiniz zaman ise.. her şey için çok geç olmuş olacak. mutluluğun maddiyatla ölçülebilir olmadığını anlayıp, manevi şeylerden haz almayı başarabildiğiniz zaman huzuru bulabilceksiniz.. isyan etmekten vazgeçip, şükür etmeyi öğrendiğiniz zaman mutlu bir insan olmayı öğeneceksiniz ve son olarak; benim bu anlattıklarım sizin şuan pek sikinizde olmasada.. bazı şeyleri ancak yaşadıktan sonra, anlayabileceksiniz. okuduğunuz için; eyvallah ederim.
Muratbidur kimdir?
Muratbidur, sıradanlığın kabuğunu kırmış bir deniz adamıdır; hem gerçek hem mecaz anlamda. Şişli’de doğmuş, Ümraniye’de büyümüş ama asıl yol...
-
Muratbidur, sıradanlığın kabuğunu kırmış bir deniz adamıdır; hem gerçek hem mecaz anlamda. Şişli’de doğmuş, Ümraniye’de büyümüş ama asıl yol...
-
bir can yavaşça yakınına gelir… 2024 yazının ortalarıydı. temmuz ya da ağustos.. hatırladığım, bahçede otururken o küçücük canın yanıma usul...
-
hayvanları seviyorum, çocukları seviyorum. kadına, çocuğa, hayvana uygulanan şiddet ve tacizden homofobiden nefret ediyorum. sizin 2 katını...